Kamuda acil neşter vurulması gereken 6 sorun

Kamuda acil neşter vurulması gereken 6 sorun

1- Memurların fiili hale gelen grev uygulaması düzeltilmelidir

Memurların sendikalarca zaman zaman greve katılmaya çağrıldığı ve bu karara uyan memurlar hakkında da çeşitli disiplin cezaları verildiği bilinen bir gerçektir. Danıştay kararları uyarınca, sendikaların eylem çağrısına katılarak işe gelmeyen memurlara verilen disiplin cezaları yargıdan dönmektedir. Danıştay’ın değişik zamanlarda vermiş olduğu bu yöndeki kararları daha önce de tanımladığımız üzere bir anlamda fiilen greve izin veren bir karar halini almıştır.

Öyle ki Danıştay’ın vermiş olduğu bu kararların etkileri çok net bir şekilde görülmeye başlamıştır. Öyle ki karayolu, sağlık, maliye gibi birçok alandaki grevler nedeniyle memurların işi yavaşlatması veya işin durdurulması nedeniyle büyük mağduriyetler ortaya çıkmakta ve nihayetinde fatura vatandaşa yüklenmektedir.

Nitekim Gezi Parkı eylemi neticesinde gerçekleştirilen grev kararları farklı bir boyuta taşınmış ve başkaldırı görüntüsü oluşturmuştur. Yani ideolojik boyutu daha ağır basmıştır. Dolayısıyla benzeri kalkışmalarda da aynı yönde hareket edileceği bilinmelidir.

Diğer yandan, 657 sayılı Kanun’un 125/E-a maddesinde; ideolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükun ve çalışma düzenini bozmak, boykot, işgal, kamu hizmetlerinin yürütülmesini engelleme, işi yavaşlatma ve grev gibi eylemlere katılmak veya bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrik ve teşvik etmek veya yardımda bulunmanın memuriyetten çıkarma cezası ile cezalandırılacağı hükme bağlanmıştır. Bu açık hükme rağmen Danıştay Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları doğrultusunda alınan grev kararına katılan memurlara ceza verilemeyeceğine hükmetmiştir.

Bu sorunların asgariye indirilebilmesi amacıyla, sorunun tüm boyutları ile incelenerek Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nda gerekli düzenlemeler yapılmalıdır. Fiili hale gelen memur grevinin yasal olarak imkansız hale getirilmesi ya da yasal boyuta kavuşturulmaması halinde başka kanunsuzluklara zemin hazırlayacağında kuşku yoktur. Hukuk devletinde her bastıranın fiili durum oluşturması kabul edilebilir bir durum değildir ve olmamalıdır da.

2- En az 35 yıl önce hazırlanan personel mevzuatı güncellenmelidir

Personelle ilgili mevzuata baktığımızda büyük çoğunluğunun 1982-1984 tarihleri arasında yürürlüğe girdiğini görürüz. Düşünün ki 21’inci yüzyılda 1980’lerin anlayışıyla personeli yönetmeye çalışıyorsunuz ve bundan da hiçbir rahatsızlığınız yok. Üzücü olan husus ise bu durumun maalesef sorgulanmasının dahi yapılmamasıdır.

Eğer kamu personel reformu yapalım ondan sonra bunları düzeltelim derseniz çok ciddi bir hata yapmış olursunuz. Zira reformun ne boyutları hakkında bilgimiz var ne de içeriği hakkında. Dolayısıyla gördüğümüz aksaklıkları biran önce düzeltmeliyiz. Kaldı ki yapacağımız birçok düzenleme reformun bir boyutunu oluşturacak ve reformu daha kolay yapmamızı sağlayacaktır. Yaptığımız her düzenlemenin reformun bir ayağı olduğunu düşünürsek işimiz daha kolaylaşır.

3- Hükmün açıklanmasının geri bırakılması

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması memur güvencesinin zirvesi haline gelmiştir. Kamu kurumlarının bu konuda ciddi sıkıntılar içerisine girdiğini belirtmemiz gerekir. Haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünde karar verilen kişilerin memuriyetlerine hiçbir şey olmamaktadır. Ancak, ilgililer hakkında disiplin yönünden işlem yapılabilmektedir. Şayet ilgililer hakkında disiplin zamanaşımı dolmuşsa o takdirde yapılacak bir şey de yoktur.

Bu konuda acilen çözüm üretilmesi gerekmekte olup, 657 sayılı Kanun’un 48/A-5 inci maddesi ile 125 inci maddesinde gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.

4- Kurumların delisi haline gelenlere çözüm üretilmelidir

Bazen çok büyük suçlar işleyen memurlar, aşırı iş güvencesi nedeniyle kamu düzenini adeta bozmaya zorlanmaktadır. Bazı kurumlarda adeta kurumun delisi haline gelmiş kişiler dahi oluşmuştur. Hatta zaman zaman almayı unuttuğu ilaçlar nedeniyle ortalığı birbirine katan birçok memur re’sen emekliye dahi sevk edilememektedir. Adeta kamu kurumları bu tür personellere katlanmak zorunda bırakılmıştır. Dolayısıyla kamu hizmetlerinde etkinliği sağlamak istiyorsak gerekli düzenlemeleri acilen yapmak zorundayız.

Kaldı ki bu tür düzenlemeler hem iktidarın hem de muhalefetin en kolay uzlaşacağı konular arasındadır. Yine bu konularda memur sendikalarının da gerekli desteği vereceğini düşünüyoruz.

5- Kasten iş yapmayan ve yapmamakta ısrar edenler ne olacak?

657 sayılı Kanun kapsamında görev yapan hiçbir memurun iş yapmadığı için ya da beceriksiz olduğu için görevine son verildiği vaki değildir. En kötü ihtimalle bu tür memurlara hiçbir iş verilmez. Hatta öyle bir noktaya gelinmiştir ki, hiçbir amir bu tür memurlara iş vermek dahi istememektedir. Çünkü, verilen işin peşinde koşmak gerekir, zamanında ve istenilen kalitede de bitirilmez. Nihayetinde amir bu tür personele iş vermekten illallah eder ve işi kendisi yapmaya karar verir ama bu personele hiçbir şey yapılamaz. Çünkü, 657 sayılı Kanun’un disiplin cezalarını düzenleyen 125’inci maddesinde beceriksizlik ya da niteliksiz iş yapmanın hiçbir yaptırımı yoktur. Dolayısıyla bu sorunun da acilen çözüme kavuşturulması gerekmektedir.

6- Bankamatik memurlarına çözüm üretilmelidir

Hiçbir vicdanın kabul etmeyeceği durum, asgari ücretle geçimini sağlayan milyonlarca insanın yanında, iş yapmadan çok yüksek ücret alan binlerce personelin bulunmasıdır. Ancak, bu durumu kamu kesiminde sıklıkla görüyoruz. Hem de yüksek ücret alan personel grubunda işe gitmeden maaş alma sıklıkla görülmektedir. Ayrıca bu tür personelin işe gelmesi dahi istenmemektedir.

Haksızlık yapmayalım. Bir grup personel iş yapmak istediği halde yaptırılmamakta, bir gruba ise hiçbir şekilde iş yaptırılamamaktadır. Bu soruna çözüm bulunmadan yeni bir personel sistemi kurmak oldukça zordur. Kurumuna en az on yıl gelmediği halde halen yüksek maaş alan personel olduğunu söylersek abartmış olmayız. Ümit ederiz ki bu yazımızla küçük de olsa bir kıvılcım oluşturmuşuzdur.

Ahmet Ünlü

Şanlıurfa Valiliği’nden vatandaşlara çağrı

Şanlıurfa Valiliği'nden vatandaşlara çağrı

Valilik tarafından yapılan açıklamada, “Şanlıurfa’mız genelinde tüm resmi kurum, ev ve iş yerlerimizde bağımsızlığımızın ve milli birliğimizin sembolü olan bayrağımızın asılmasının önemli olduğu görülmüştür” ifadelerine yer verildi.

Şanlıurfa Valiliği, Türkiye’nin Afrin’e yönelik düzenlediği ‘Zeytin Dalı Harekat’ nedeniyle vatandaşların ev ve iş yerlerine bayrak asmasını istedi.

Şanlıurfa Valiliği tarafından yapılan yazılı açıklamada,“Ülkemizin güvenliği ve milletimizin huzurunu tehdit eden PKK/ PYD/ KCK ve DEAŞ terör örgütlerini bertaraf etmek üzere, 20 Ocak 2018 Cumartesi günü saat 17.00’de Türk Silahlı Kuvvetlerimiz tarafından Afrin’e yönelik olarak ‘Zeytin Dalı Harekatı’ başlatılmıştır. Harekatı yapan Türk Silahlı Kuvvetlerimize ilimizin maddi ve manevi desteğini bildirmek anlamında Şanlıurfa’mız genelinde tüm resmi kurum, ev ve iş yerlerimizde bağımsızlığımızın ve milli birliğimizin sembolü olan bayrağımızın asılmasının önemli olduğu görülmüştür. Tüm Şanlıurfa’lı hemşehrilerimizin bu konuya hassasiyetle yaklaşmasını ve desteğini bekliyoruz” ifadelerine yer verildi.

Dul aylığı alan anne, işçi veya memur olarak da, emekli olmaya hak kazandığında, dul aylığı kesilir mi?

Dul aylığı alan anne, işçi veya memur olarak da, emekli olmaya hak kazandığında, dul aylığı kesilir mi?

Eşi vefat ettiği için dul aylığı almaya başlayan bir kadın, memur veya işçilik hizmetlerinden dolayı emekli olduğunda, dul aylığı kesilir mi?

SORU: Merhaba,

Babam 30 küsür yıllık öğretmen ve idareci idi ancak 3 sene önce hakkın rahmetine kavuştu. Annem de ev hanımı idi, babamın vefatının ardından 1500 küsür TL maaş bağlandı.

Annem’in gençliğinde çok kısa süre sigortası yatmış, şimdi emekli olması için kalanını ödesek ekstradan emekli maaşı bağlanır mı yoksa mevcut maaşı düşer mi?

Bu işlem yapılırsa annemin eline aylık kaç TL geçeceğini nasıl öğrenebiliriz?

İyi çalışmalar dilerim,

CEVAP: Sorunuz özelinde dul aylığı alan kişinin çalışması, emekli olması halinde dul aylığı düşer mi? Konusunu değerlendirmekteyiz.

1- 2008 yılı Ekim ayından önce memur olanların dul eşlerinde durum:

– Bu durumda olanlar 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu kurallarına tabi olurlar. Dul eşin işçi, esnaf olarak çalışması veya işçi veya esnaf olarak emekli aylığı alması durumunda dul aylıklarında bir indirim olmaz, dul eşin aylık oranı daima % 75 i olur. Ancak, aylıkta başka yetimler varsa aylık oranı değişir.

– Şayet, dul eş memur olarak çalışıyor ise veya memur olarak emekli aylığı alıyorsa bu durumda dul aylıklarında bir indirim olur, dul eşin aylık oranı % 25 eksilmeyle % 50 ye düşer.

2- 2008 yılı Ekim ayından sonra memur olanların dul eşlerinde durum:

– Bu durumda olanlar 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kurallarına tabi olurlar. Dul eşin aylık oranı % 50 olur, ancak kendisinden başka aylık bağlanmış çocuğunun olmaması ve işçi, esnaf, memur veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaması veya kendi çalışmalarından dolayı gelir veya aylık bağlanmamış olması halinde aylık oranı % 75 olur.

3- Çalışılmayan süreler için SGK. primleri borçlanılabilir mi:

Hem 5434 sayılı Kanunda hem de 5510 sayılı Kanunda borçlanma yapılabilecek süreler sayılmıştır. Bu kanunlarda boşta geçen sürelerin borçlanma yapılmasını sağlayıcı bir hüküm bulunmaz. (5510 sayılı Kanun Madde 41 hükmüdür)

Bu nedenle, prim ödeyerek emeklilik durumu söz konusu olmaz. Ancak, anneniz işçi olarak çalışmaya başlarsa ve işçi olarak aylık bağlanmasını sağlayacak hizmet ve yaş olarak yeterli süreleri tamamlarsa bu şekilde aylık bağlanması mümkün olabilir, aksi durumda olamaz. Çalışması veya aylık alması mümkün olduğunda babanızdan dolayı bağlanan aylıkta bir düşüş olmaz. Bağlanacak aylıkta ileriki yıllara tekabül eden bir süre olduğundan bir tutar belirtilemez.

Hatay’da Zeytin Dalı Harekatı’na destek konvoyu

Hatay'da Zeytin Dalı Harekatı'na destek konvoyu

Hatay‘ın merkez Antakya ilçesinde Zeytin Dalı Harekatı‘na destek amacıyla konvoy oluşturuldu.

Türk Silahlı Kuvvetlerince (TSK), Suriye’nin kuzeybatısındaki Afrin bölgesinde terör örgütleri PYD/PKK ve DEAŞ’a yönelik harekata destek olmak amacıyla Atatürk Caddesi’nde araçlarıyla bir araya gelen grup, konvoy oluşturdu.

“Şehitler ölmez, vatan bölünmez” sloganları atan, Türk bayraklarıyla Mehmetçik’e destek gösterisinde bulunan gruba, çevredekiler de alkışlarıyla eşlik etti.

Konvoydakiler, araçlarıyla ilçede tur attı.

Mahkeme Başkanı ‘Memur gibi tayin olmuşsun’

Mahkeme Başkanı 'Memur gibi tayin olmuşsun'

Gaziantep’te Fetullahçı Terör Örgütü’ne (FETÖ) ilişkin soruşturma kapsamında KHK ile kapatılan Zirve Üniversitesine yönelik aralarında akademisyenlerin de bulunduğu 8’i tutuklu 26 sanığın yargılanmasına başlandı.

8. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmanın öğleden sonraki celsesine “silahlı terör örgütü kurma veya yönetme” ya da “silahlı terör örgütüne üye olma” suçlarından cezalandırılması talep edilen, aralarında profesör ile doçentlerin de yer aldığı 8’i tutuklu 26 sanık katıldı.

Duruşmaya Tarsus’ta tutuklu bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılan sanık Mesut Kuşdemir, üniversitede çalışmaya 2013’te öğrenci işlerinde müdür yardımcısı olarak başladığını söyledi.

Bank Asya hesabını sadece maaş için kullandığını ileri süren Kuşdemir, “Örgüte destek gibi bir durum söz konusu değildir. Digiturk aboneliğimi kapatmam konusu da aynı şekilde örgütle bağlantılı değildir. Sinema ve belgesel izlemeyi severim. Bu nedenle Digiturk’e abone olmuştum ama çok beğenmeyince kapatmak istedim. Çok fazla taahhüt ücreti çıktığı için iptal ettirmedim ama daha sonra CHP milletvekillerinin ‘kapatma gerekçesi olarak FETÖ’nün kanallarının çıkarılmasını gösterirseniz taahhüt ücreti ödemezsiniz’ sözleri üzerine, dedikleri şekilde kapattım.” diye konuştu.

Mahkeme Başkanı Melik Durmaz, sanığın daha önceki beyanında “Yumurcak TV nasıl bir suç işlemiş çok merak ediyorum açıkçası” dediğini hatırlatarak, “Ben de çok merak ediyorum, neden böyle söyledin.” diye sordu.

Bunun üzerine sanık Kuşdemir, “Yumurcak TV’yi savunmak için değil, öylesine söylediğini “öne sürdü.

Söz alan tutuklu sanık Suat Kılıç, KHK ile kapatılan Safa Dershanesinde çalıştığını, 2011’de üniversitede çalışmaya başladığını aktardı.

Gizli tanığın okul faaliyetlerini örgüt faaliyeti gibi anlattığını iddia eden Kılıç, “Ayrıca bir yönetici olarak derslere girmem mümkün değildir. O nedenle derslerde örgüt propagandası yaptığım yönündeki beyanlar gerçek değildir.” diye konuştu.

Kılıç, Konya’da bir tanığın verdiği ifadeye ilişkin de “10 yıl önce bu ilde görev yaptığını, örgüte eleman kazandırmadığını, rehber öğretmen olarak görev yaptığını” ileri sürdü.

– Mahkeme Başkanı “Memur gibi tayin olmuşsun”

Mahkeme Başkanı Durmaz, “Orada da örgütün dershanesinde görev yapmışsın” demesi üzerine Kılıç, “İmkanlar çok güzeldi, ortam çok güzeldi. O yüzden bu kurumlarda çalıştım.” dedi.

Hakkında ifade verenlerin iftira attığını dile getiren Kılıç, örgüt üyeliği suçlamalarını kabul etmedi.

Tutuklu sanık Sezai Şimşek de üniversiteden mezun olduktan sonra Erzurum’da göreve başladığını, ardından Erzincan ve Osmaniye’de çalıştığını, son olarak ise Gaziantep’te görev yaptığını anlattı.

Mahkeme Başkanı Durmaz, “Meslek hayatın boyunca örgütün dershanelerinde çalışmışsın. Bir gönül bağın mı vardı?” diye sordu.

Sanık Şimşek, “Başka imkanlar bulamadığım için gittim. Bazen de eşimin durumları oldu.” dedi. Araya giren Başkan Durmaz’ın, “Eşinin ne durumu oldu?” sorusuna sanık cevap veremedi.

Başkan Durmaz’ın, “Memur gibi sürekli tayin olmuşsun, neden devlete girmedin?” diye sorması üzerine sanık, “Devlet memuru olmak isterdim.” dedi.

Başkan Durmaz’ın “KPSS’ye hiç girdin mi?” sorusuna ise sanık girmediğini söyledi.

Duruşmaya yarına kadar ara verildi.

Reyhanlı’ya roket atan mevziler imha edildi

ÖSO Menbiç'e ilerliyor

Terör örgütü PYD/PKK tarafından Reyhanlı ilçesine yönelik 1 kişinin öldüğü, 46 kişinin yaralandığı roketli saldırıların gerçekleştirildiği iki mevzi, Türk Silahlı Kuvvetlerince düzenlenen hava harekatıyla imha edildi.

11 ROKETLİ SALDIRI DÜZENLENMİŞTİ

PYD/PKK’lı teröristlerce Hatay’ın Reyhanlı ilçesine yönelik düzenlenen 11 roketli saldırıda, 1 Suriyeli sivil ölmüş, 16’sı Suriyeli 46 sivil yaralanmıştı.

TÜRK JETLERİ İMHA ETTİ

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, terör örgütünün saldırılarının ardından Türk Silahlı Kuvvetleri harekete geçti. Saldırıların gerçekleştirildiği mevzilerin hedef tespit radarlarıyla belirlenmesi sonrasında, Hava Kuvvetleri Komutanlığına bağlı savaş uçakları, söz konusu saldırıların yapıldığı iki mevziye yönelik hava harekatı düzenledi.

Teröristlerce kullanılan mevziler, jetler tarafından imha edildi.

Memur emeklisine ikramiye hatırlatması: 27 Ocak son gün!

Memur emeklisine ikramiye hatırlatması: 27 Ocak son gün!

27 Ocak 2017 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 6770 sayılı Kanunun emekli ikramiyesi ile ilgili metni şu şekildedir:

“MADDE 1- 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 226- Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce otuz yıldan fazla emekli ikramiyesine müstahak hizmet süreleri bulunmasına rağmen, otuz tam hizmet yılı üzerinden emekli ikramiyesi ödenenlere, otuz yılı aşan her tam hizmet yılı için 50 Türk lirasının altında olmamak üzere, görevlerinden ayrıldıkları tarihteki emekli keseneğine esas aylık unsurları üzerinden aylıklarının başlangıç tarihindeki katsayılar ve emekli ikramiyesi ödenmesine esas hükümler dikkate alınarak tahakkuk ettirilecek emekli ikramiyesinin, kendilerinin veya hak sahiplerinin bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden bir yıl içerisinde başvuruda bulunmaları şartıyla, 7.500 Türk lirasına kadar olan kısmı başvuru tarihinden itibaren üç ay içerisinde, varsa kalan kısmı ise ilk ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak kanuni faiziyle birlikte takip eden yılın aynı ayı içerisinde ödenir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce başvuru yapıp dava açmamış olanların başvuruları, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yapılmış sayılır. Bu fıkra kapsamında ödenecek toplam ikramiye tutarı hiçbir şekilde 100 Türk lirasının altında olamaz.

Görülmekte olan davalarda ayrıca bir başvuru şartı aranmaksızın bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içerisinde, dava öncesi yapılan idari başvuru tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte hesaplanacak tutar birinci fıkra hükümlerine göre ödenir. Mahkemelerce, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış davalarda davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilir. Yargılama giderleri idare üzerinde bırakılır ve vekalet ücretinin dörtte birine hükmedilir. Ayrıca, ilk derece mahkemelerince verilen kararlar hakkında Sosyal Güvenlik Kurumunca kanun yollarına başvurulmaz ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılan itiraz veya temyiz başvurularından vazgeçilmiş sayılır.”

Maddede yer alan hüküm gereğince, 1 yıllık süre 27 Ocak 2018 tarihinde sona erecektir.

30 yılı aşan süreler için ek emeklilik ikramiyesi almak isteyenlerin veya hak sahiplerinin 27 Ocak 2018 tarihine kadar başvurması gerekiyor.

Örnek dilekçe için tıklayınız.

ÖSO Menbiç’e ilerliyor

ÖSO Menbiç'e ilerliyor

Anadolu Ajansı Arapça Servisi, Suriye Muhalefeti Ulusal Ordusu’nun Menbiç kırsalında operasyon başlattığını resmen duyurdu.

RESMİ AÇIKLAMA YAPILMADI

Konuya ilişkin resmi bir açıklama gelmedi. Ayrıca AA Arapça servisinin geçtiği haber henüz Türkçe olarak duyurulmadı.

Suriye Geçici Hükümeti’nin ÖSO’nun Menbiç ve Afrin kırsalında PKK’ya karşı operasyon başlattığına dair basın açıklaması:

 

FETÖ şüphelisi İKM memurları hakkındaki iddianame kabul edildi

FETÖ şüphelisi İKM memurları hakkındaki iddianame kabul edildi

Zonguldak’ta, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında meslekten ihraç edilen ve görevden uzaklaştırılan, 3’ü tutuklu 7 infaz ve koruma memuru hakkında, “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçlamasıyla dava açıldı.

Zonguldak Cumhuriyet Savcısı Mehmet Emin Erdoğdu tarafından hazırlanan 28 sayfalık iddianame, gönderildiği 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.

İddianamede, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmalar kapsamında, adli teşkilatın açıktan personel ataması yaptığı dönemlerde, örgütle irtibatlı adaylarla ilgili sorumluluğu bulunan gizli tanık “Albatros”un teslim ettiği çizelge içeriği yer aldı.

Çizelgede, davada tutuksuz yargılanacak G.H’nin, örgütün yönlendirmesiyle infaz ve koruma memurluğu mesleğine girdiği aktarılan iddianamede, “Aynı çizelgede tutuklu şüpheli Muhammed Emin Yiğit ise ‘örgüt tarafından güvenilen ve geçmişinde örgüt bağlantısı mevcut olan kişi’ şeklinde tabir edilen ‘5’ derecesine aday olduğunu gösteren ‘4A’ kod numarası ile kodlandırılması, şüpheliler Halil İbrahim Güleryüz, O.T. ve B.T’nin de ‘örgüt ile daha önce kalmış, kalan ve mevcut durumda kalmaya devam eden kişi’ şeklinde ‘4’ kod numarası verilmesi, O.A’nın FETÖ/PDY’nin yönlendirmesiyle infaz ve koruma memurluğu mesleğine girdiğinin belirtilmesi üzerine tahkikata başlanmıştır.” denildi.

İddianamede, gizli tanık “Albatros”un Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosuna teslim ettiği flash bellek içerisinde sunulan çizelgenin Zonguldak’la ilgili bölümünde tutuksuz sanıklar O.T’nin “Halit Bey”, G.H’nin “Okan Bey”, O.A’nın “Yusuf Bey” ve B.T’nin ise “Feyza Hanım” adlı kişilerin işe girişlerinde referans oldukları kaydedildi.

Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 28 sayfalık iddianamede, FETÖ/PDY soruşturması kapsamında meslekten ihraç edilen ve görevden uzaklaştırılan, 3’ü tutuklu 7 infaz ve koruma memuru hakkında, “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçlaması yöneltiliyor.

Haklarında 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası talep eden sanıkların yargılanmasına ilerleyen günlerde başlanacak.

FETÖ PKK’nın yanında saf tuttu

FETÖ PKK'nın yanında saf tuttu

Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ), Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK), Suriye’nin Afrin bölgesinde terör örgütleri PYD/PKK ve DEAŞ’a yönelik başlattığı Zeytin Dalı Harekatı’nda, bu terör örgütlerinin yanında yer aldı.

Türkiye’nin Zeytin Dalı Harekatı, PYD/PKK kadar FETÖ’yü de rahatsız etti. FETÖ üyeleri, sosyal medya hesaplarından, Türkiye’nin sınır güvenliğini güvenceye almak ve olası bir terör koridorunu önlemek için başlattığı harekatı eleştirdi.

Eski Today’s Zaman Ankara Temsilcisi FETÖ firarisi Abdullah Bozkurt, terör örgütlerine karşı Türkiye’yi desteklemek yerine, sosyal medya hesabında, harekatın “ülke içinde ulusal coşkuyu ve dini bağnazlığı körüklemek için yapıldığını” iddia etti.

TEKBİRDEN RAHATSIZ OLDU

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Bursa’da yaptığı konuşma sırasında tekbir getirilmesinden rahatsızlık duyan firari FETÖ’cü, “Gaza gelen destekçileri, coşku içinde Allahuekber sloganı attı.” şeklinde yazdı.

ABD’ye kaçan örgüt mensuplarından Tuncay Opçin, “Türkiye ne zaman otoriterleşse, ilk bedel ödeyen hep Kürtler olur. Her şey değişir ancak bu kural değişmez.” iddiasında bulundu.

FETÖ’nün kalemlerinden Emre Uslu, camilerde Fetih suresi okunmasına tepki göstererek “Kürt illeri” olarak tanımladığı kentlerde de “Surenin okunup okunmadığını merak ettiğini, bu durumun camilerin ve dinin bölünmesi olduğunu” öne sürdü.

FETÖ’CÜ’DEN ‘SAVAŞA HAYIR’ MESAJI

Today’s Zaman gazetesinin kaçak eski genel yayın yönetmeni Bülent Keneş, FETÖ’ye ait bir internet sitesindeki yazısında, Türkiye’nin hem “Kürt grupların kendi kaderini tayin çabasını bahane ederek bir taraftan Anadolu’daki Kürtleri Türkiye’ye yabancılaştırdığını, hem de köklü bağları olan NATO ve Batı ekseninin hassasiyetlerini hiç umursamadan sadece Moskova’yı muhatap aldığını” yazdı. ABD’nin Türkiye’ye rağmen PYD/PKK’ya verdiği desteğe hiç değinmeyen Bülent Keneş, sosyal medya hesabında #AfrinSavasınaHayır etiketini de kullandı.

‘SAVAŞA ZEYTİN DALI ADINI VERMİŞLER’

Firari diğer bir FETÖ’cü İhsan Yılmaz, “Savaşa ‘Zeytin Dalı’ adını vermişler. İslamcılar, ne kadar olumlu ve pozitif kavram ve değer varsa, işte böyle tepetaklak edip grup halinde tecavüz ettiler.” iddiasında bulundu.

FETÖ ile bağlantılı olduğu için kapatılan Türkiye İş adamları ve Sanayiciler Federasyonunun (TUSKON) Brüksel temsilcisi Serdar Yeşilyurt da “Eğer ‘kardeşiz diyorsan, kardeşin yanlış yapsa bile ona zarar vermeden yaparsın elinden geleni. İlk fırsatta saldırmazsın!” ifadesini kullandı