FETÖ’den ceza alan eski polis memuru yakalandı

FETÖ'den ceza alan eski polis memuru yakalandı

Eskişehir’de Fethullahçı Terör Örgütü’ne (FETÖ) üye olmak suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası bulunan eski polis memuru polis ekipleri tarafından yakalandı.

Meslekten ihraç edilen ve FETÖ’ya üye olmak suçundan hakkında 7 yıl 6 ay hapis cezası bulunan Ahmet A., Terörle Mücadele Şubesi ekipleri tarafından yakalandı. Gözaltına alınan Ahmet A.’nın, emniyetteki işlemleri devam ediyor.

‘Memur öğretmenler asıl işine dönsün’

'Memur öğretmenler asıl işine dönsün'

CHP Milletvekili Ceyhun İrgil, TBMM’de yaptığı açıklamada, memur öğretmenlerin asıl işleri olan öğretmenlik mesleğine dönmesi gerektiğini açıkladı.

İşte İrgil’in konuyla ilgili açıklaması

Devlet kadrolarında memur olarak görev yapan öğretmenlerin, mesleği öğretmen olan arkadaşlarımızın altı yıldır süren bir mağduriyeti var.

Ağustos 2012 yılına kadar Milli Eğitim Bakanlığı kadrosuna kriterleri sağlayarak geçebilen bu memur öğretmen arkadaşlar -ki asıl meslekleri öğretmenlik olmasına karşın devlet memuriyetinin farklı alanlarında çalışan arkadaşlarımız kamu okullarına öğretmen olarak atanabiliyorlardı ancak 2012’den beri bu hakları ellerinden alındı. Şimdi, asıl işi öğretmenlik olan ve mesleğine geçmek isteyen, mesleğini yapmak isteyen, öğretmenlik aşkıyla yanıp tutuşan, öğrencilerine ve okuluna kavuşmak isteyen bu arkadaşlar için bir çalışma yapmak gerekiyor.

Hükümet bu konuda bir çalışma yapmayı düşünüyor mu? Milli Eğitim Bakanlığı “Sorun, kadro sorunu, Maliye kadro vermiyor.” diyordu, bu arkadaşlarımızda kadro sorunu da yok, sadece bir kaydırma yapılacak. Bu yüzden, bu arkadaşlarımız için duyarlılık rica ediyorum.

FETÖ sanığı eski infaz koruma memuruna hapis

FETÖ sanığı eski infaz koruma memuruna hapis

Gaziantep’te Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) ilişkin davada, eski infaz koruma memuru “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı.

8. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu yargılanan sanık Atilla Fırat ile avukatı katıldı.

Sanık Fırat savunmasında, 2012 yılında Gaziantep’te infaz koruma memuru olarak göreve başladığını belirterek, “Ben, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi değilim, eşim de terör örgütü üyesi değildir. Birbirimizi görerek evlendik, kimse aracı olmadı. Kesinlikle terör örgütünün derneklerine, sendikalarına üye olmadım, dershanelerine gitmedim, yurtlarında kalmadım. Atılı suçlamayı kabul etmiyorum, tahliyemi talep ederim.” dedi.

Cumhuriyet savcısı, sanığın iki ayrı cep telefonu hattında örgütün gizli haberleşme programı ByLock tespit edildiğini belirterek, atılı suçtan cezalandırılmasını talep etti.

Mahkeme heyeti, “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası verdiği sanığı, tutuklulukta geçirdiği süreyi göz önüne alarak, yurt dışına çıkış yasağıyla tahliye etti.

1994 yılında 4 bin gün işçilik süresi olan ve 2012 yılında ilk defa memur olan, nasıl emekli olur?

1994 yılında 4 bin gün işçilik süresi olan ve 2012 yılında ilk defa memur olan, nasıl emekli olur?

1994 yılından itibaren 4332 işçilik gün süresi olan ancak 2012 yılında ilk defa memur olan, yaş hesabı açısından 5434’e, aylık açısından 5510’a tabi olur

SORU: 01.11.1977 Doğumluyum SSK başlangıç 05.09.1994… 4332 günüm var.
17.08.2012 tarihinde memur oldum 2000 günüm var ve halen teknik hizmetler sınıfında çalışmaktayım.Sizden öğrenmek istediğim konular;

1-Bu verdiğim bilgilere göre emeklilik şartlarım nedir?(Normal emeklilik ve Engelli emeklilik)

2-Hizmet birleştirmesi yapabilir miyim?(Derece ve kademeye etkisi)

3-Hizmet birleştirmesi yapabiliyorsam şimdi yaptırmakla emekli olurken yaptırmak arasında fark varmı?(emekli yaşı ve maaşına olumlu-olumsuz etkisi)

4-Bu bilgilere göre emekli maaşım nasıl hesaplanacak?(5434 sayılı kanuna göremi yoksa 5510 sayılı kanuna göremi)

CEVAP: Önce sigortalı daha sonra da 2012 yılında memur olan hangi şartlarda normal veya engelli emekli olabilir? Sorunuz özelinde konuyu değerlendirmekteyiz.

2008 yılı Ekim ayından önce memurluk hizmeti olanlar 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine,

2008 yılı Ekim ayından sonra ilk defa memur olanlar 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu hükümlerine,

2008 yılı Ekim ayına kadar sigortalı çalışıp bu tarihten sonra ilk defa memur olanlar ise

– Emeklilik Yaş hesabı açısından 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Geçici Madde 2 hükmü gereği 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu;

-Emeklilik Aylık Hesabı açısından ise 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu hükümlerine,

-Hizmet bütünleşmesinde de 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkındaki Kanun hükümlerine,

Bağlı olurlar.

Bu bağlamda sorularınızın cevaplarını şu şekilde değerlendirmekteyiz:

Soru 1- Bu verdiğim bilgilere göre emeklilik şartlarım nedir?(Normal emeklilik ve Engelli emeklilik)

Cevap 1- a)18 yaş altında geçen sigortalı hizmetleriniz dahil memurların emeklilik yaşının hesaplandığı 23/05/2002 tarihine kadar olan süre de 7 yıl 8 ay 18 gün olduğunu kabul edersek, emeklilik yaş grubunuz 5434 sayılı Kanun Geçici Madde 205 hükmü uyarınca 55 yaşınızı dolduracağınız tarih olur. Bu yaşınızı tamamladığınızda 25 yıl hizmetinizle birlikte emekli olabileceğinizi değerlendirmekteyiz.

b) Göreve başlamadan önce çalışma gücünün en az % 60’ını veya vazifelerini yapamayacak şekilde hastalığı veya engelliliği bulunan ve bu nedenle malüllük aylığından yararlanamayanlar en az onbeş yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3960 gün malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olmak şartıyla engelliliklerinden dolayı yaşlılık aylığı bağlanır.

Veya çalışma gücünüzde

% 50 ila % 59 arasında kayıp olması halinde, en az 16 yıldan beri sigortalı olmaları ve 4320 gün,

% 40 ila % 49 arasında kayıp olması halinde, en az 18 yıldan beri sigortalı olmaları ve 4680 gün,

SGK. primlerinin yatırılması şartıyla da engelliliklerinden dolayı yaşlılık aylığı bağlanabilmektedir.

Bu nedenle durumunuz bu açıklamalarımıza uyması halinde normal emeklilik veya engellilikten dolayı emeklilik olabileceğinizi değerlendirmekteyiz.

Soru 2-3Hizmet birleştirmesi yapabilir miyim?(Derece ve kademeye etkisi) Hizmet birleştirmesi yapabiliyorsam şimdi yaptırmakla emekli olurken yaptırmak arasında fark varmı?(emekli yaşı ve maaşına olumlu-olumsuz etkisi)

Cevap 2-3 Hizmet birleşmesi yapılması gerekir. Yeni memurların emekliliklerinde derece ve kademeye bir yansıması olmaz. 2008 sonrası memur olmanız nedeniyle sizden SGK kesintisi yapılmaz. Emeklilik yaşının tespitinde esas alınır, emekli maaşınıza uygulanır.

Soru 4-Bu bilgilere göre emekli maaşım nasıl hesaplanacak?(5434 sayılı kanuna göremi yoksa 5510 sayılı kanuna göremi)

Cevap 4- Emekli maaşınız çalışma sürelerinizdeki Sosyal Güvenlik Kurumu kesintilerine göre hesaplanır, yani Emekli Sandığı Kanununa göre değil 5510 sayılı Kanuna göre hesaplanır.

FETÖ’den gözaltına alınan eski memur tutuklandı

FETÖ'den gözaltına alınan eski memur tutuklandı

Bolu’da, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) yönelik operasyonda gözaltına alınan eski sağlık çalışanı tutuklandı.

Alınan bilgiye göre, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen FETÖ/PDY soruşturması kapsamında Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından gözaltına alınan eski sağlık çalışanı H.K’nın emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Sağlık kontrolünün ardından adliyeye gönderilen şüpheli, savcılık ifadesinin ardından tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edildi.

Şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

‘Teklif ile, memurların yemek hakkı gaspını engelleyeceğiz’

'Teklif ile, memurların yemek hakkı gaspını engelleyeceğiz'

CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan, devlet memurlarına her türlü imkan kullanılarak, doğrudan yemek hizmeti verilmesi gerektiğini belirterek, “Verdiğimiz kanun teklifi ile devlet memurlarının, yemek hakkı gasbının ortadan kaldırılmasını hedefliyoruz.” dedi.

Bakan, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, geçtiğimiz günlerde, Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği’nde Bakanlar Kurulunca değişiklik yapıldığını anımsatarak, memurların bu hakkının gasp edildiğini savundu.

Buna ilişkin soru önergesi verdiklerini aktaran Bakan, yapılan yönetmelik değişikliğinde devlet memurlarının aleyhine iki hususun yer aldığını söyledi.

Böylece memurlara yemek kuponu ve fişi verilmesi uygulamasının sona erdirildiğini belirten Bakan, ayrıca bugüne kadar doğrudan kamunun kendisinin hizmet satın alarak verdiği yemek hizmetinin, sandıklara, vakıflara ve derneklere devredildiğini ve yeni bir rant alanı yaratıldığını ileri sürdü.

Bakan, “Örneğin 50 devlet memurundan fazlasının çalıştığı okulda sağlanan yemek olanağının, aynı şekilde Mardin’in Mazıdağı’nın bir dağ köyünde öğretmenlik yapana da Torbalı’nın Korucuk köyündeki öğretmene de seyyar hizmet veren öğretmene de sağlanması gerektiğini savunuyoruz.” diye konuştu.

Bu konuyla ilgili bir kanun teklifi de verdiklerini dile getiren Bakan, “Devlet memurlarının ciddi sorunları var. İktidar, sadece kendi iktidarını koruma peşinde.” ifadesini kullandı.

Kanun teklifinde, sayı sınırlaması yapmaksızın tüm devlet memurlarına her türlü imkan kullanılarak, doğrudan yemek hizmeti verilmesinin öngörüldüğünü belirten Bakan, “Verdiğimiz kanun teklifi ile devlet memurlarının, yemek hakkı gasbının ortadan kaldırılmasını hedefliyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Emekli bir memurun, önceki görev yerinde aldığı disiplin cezasında, yetkili mahkeme neresidir?

Emekli bir memurun, önceki görev yerinde aldığı disiplin cezasında, yetkili mahkeme neresidir?

Danıştay, emekliye ayrılmış olan polis memurunun, önceki görev yerinde aldığı disiplin cezalarına ilişkin davalarda yetkili mahkemenin, disiplin cezasına ilişkin işlemi yapan idarenin bulunduğu yer mahkemesi değil, polis memurunun emekli olmadan önce görev yapılan son yer mahkemesi olduğuna karar verdi.

Kararda Danıştay, 2577 sayılı Kanun’un 33. maddesinde, kamu görevlileri ile ilgili davalarda özel yetki kuralının yer aldığını ve bu maddenin 3. fıkrasında; “kamu görevlilerinin görevle ilişkisinin kesilmesi sonucunu doğurmayan disiplin cezaları ile … ilgili davalarda yetkili mahkemenin ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesi olduğu” hükmün yer aldığını belirttikten sonra; maddede belirtilen “ilgilinin görevli bulunduğu yer” ibaresinden “emekli olmadan önce görev yapılan son yerin” anlaşılması gerektiği sonucuna varmıştır.

Danıştay 5. Daire, 3.01.2018 tarih ve E. 2016/23987, K. 2018/383 sayılı Karar

T.C.

D A N I Ş T A Y

BEŞİNCİ DAİRE

Esas No : 2016/23987

Karar No : 2018/383

Karar Tarihi: 3.01.2018

İstemin Özeti : Aydın 2. İdare Mahkemesinin 14.10.2015 tarih ve E:2015/698, K:2015/599 sayılı kararının, dilekçede yazılı nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

Danıştay Tetkik Hakimi : Ömer Faruk Kemaloğlu

Düşüncesi : İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesince gereği görüşüldü:

Dava, Siirt Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapmakta iken emekliye ayrılan davacının, Aydın Polis Meslek Yüksekokulu Müdürlüğünde görev yaptığı dönemde gerçekleştirdiği eylemleri nedeniyle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 12. maddesi uyarınca “24 ay uzun süreli durdurma” cezası ile tecziyesi gerekmekte ise de ceza verme yetkisi zamanaşımına uğradığından dosyanın işlemden kaldırılmasına ilişkin Aydın Polis Meslek Yüksek Okulu Müdürlüğü Yüksek Okul Polis Disiplin Kurulunun 28.5.2015 tarih ve 2015/15 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.

Aydın 2. İdare Mahkemesinin 14.10.2015 tarih ve E:2015/698, K:2015/599 sayılı kararıyla; dava konusu işlemin, davacı hakkında herhangi bir müeyyide getirmeyen ve davacının hukuki ve fiili durumunu etkilemeyen bir işlem olduğu, dolayısıyla, kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte bir idari işlem vasfını haiz olmadığı gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.

Davacı, dava konusu işlemin kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte bir idari işlem olduğunu ileri sürmekte ve İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesinin 3/a bendinde, dava dilekçelerinin “görev ve yetki” yönünden inceleneceği, 15. maddesinin 1/a bendinde ise, idari yargının görevli olduğu konularda görevli veya yetkili olmayan mahkemeye açılan davanın görev veya yetki yönünden reddedilerek dava dosyasının görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verileceği hükme bağlanmıştır.

Anılan Kanun’un, idari davalarda genel yetkiyi düzenleyen 32. maddesinin 1. fıkrasında da, göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla bu Kanunda veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, yetkili idare mahkemesinin, dava konusu olan idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi olduğu hükme bağlanmış ve 2. fıkrasında, bu Kanun’un uygulanmasında yetkinin kamu düzeninden olduğu vurgulanmıştır.

Aynı Kanun’un 33. maddesinde ise, kamu görevlileri ile ilgili davalarda özel yetki kuralı açıklanmış ve bu maddenin 3. fıkrasında; “kamu görevlilerinin görevle ilişkisinin kesilmesi sonucunu doğurmayan disiplin cezaları ile … ilgili davalarda yetkili mahkemenin ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesi olduğu” hükmüne yer verilmiştir.

Buna göre, dava açma tarihi itibariyle davacı emekliye ayrılmış ise de, uyuşmazlığın, davacının aldığı disiplin cezası ile ilgili olduğu, dolayısıyla disiplin işleminden kaynaklandığı ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun yukarıda yer verilen 33/3. maddesi kapsamında bulunduğu, maddede belirtilen “ilgilinin görevli bulunduğu yer” ibaresinden “emekli olmadan önce görev yapılan son yerin” anlaşılması gerektiği sonucuna varıldığından, bakılan davada, davacının emekliye ayrılmadan önce son görev yaptığı yer idare mahkemesi olan Siirt İdare Mahkemesi yetkili olup, Mahkemece, 2577 sayılı Kanun’un 15. maddesinin 1/a bendi uyarınca davanın yetki yönünden reddedilmesi gerekirken, işin esası incelenerek karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulüyle Aydın 2. İdare Mahkemesinin 14.10.2015 tarih ve E:2015/698, K:2015/599 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun geçici 8. maddesi gereğince uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca BOZULMASINA, yukarıda belirtilen hususlar gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 3.1.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Erkek çocuğun yetim aylığı hangi yaşa kadar ödenir? Memur olunduğunda yetim aylığı kesilir mi?

Erkek çocuğun yetim aylığı hangi yaşa kadar ödenir? Memur olunduğunda yetim aylığı kesilir mi?

Erkek bir hak sahibinin aldığı yetim aylığı, eğer yükseköğrenim görmekte ise 25 yaşını doldurduğu tarihe kadar ödenir. Ancak yetim aylığı, hak sahibi memur olduğu gün, yükseköğrenim devam etse dahi kesilir.

SORU: Benim babam 2008 Eylül Ayında 1 Ekim 2008’den önce vefat etmiştir. Bu yüzden hak sahibi olarak yetim aylığı bağlanmıştır. 2013 yılında ise ÖMSS ile engelli memur olarak atandım. Bu süre içerisinde örgün öğretim Ön lisans öğrencisiydim. İşe başladıktan sonra da Açık Öğretim Fakültesi Lisans bölümüne kayıt olsam da bir şekilde örgün öğretimi tamamladım. Bu arada 2014 yılında yetim aylığı almaya devam etmem üzerine Ankara’ya yazı yazdığımda çalışsam da çalışmasam da bu ücreti almaya hakkım olduğunu ve bunda bir hata olmadığını öğrenmiştim. Yirmi dört yaşını doldurunca yetim aylığım kesildi. Fakat ben halen açık öğretim lisans öğrencisiyim. Yasa da ise 25 yaşına kadar yetim aylığına hakkım olduğu belirtildiğini fark ettim. Bu yüzden öğrenci olduğumu belirten bir dilekçe beyan edersem kesildiği tarihten itibaren 25 yaşını doldurasıya kadar yetim almaya hakkım var mıdır? Geri dönük toplu ödeme alabilir miyim veya 25 yaşını doldursam da 24 ve 25 yaşları arasındaki ödenmemiş tutarı talep edebilir miyim?

CEVAP: Erkek çocukların Yetim aylığı hangi hallerde kesilir? Sorunuz özelinde konuyu değerlendirmekteyiz.

2008 yılı Ekim ayından önce memur olanların hak sahipleri hakkında 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu hükümleri geçerlidir. Geçerlilik uygulaması 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Geçici Madde hükümleri ile sağlanmıştır.

5434 sayılı Kanun hükümlerine bakıldığında yetim aylığı ödenmesi şartları Madde 74 hükmünde düzenlenmiş, bu hükümle bağlantılı olarak da Madde 99 hükmü bulunmaktadır.

Madde 74 hükmüne göre erkek yetim çocukların aylık ödenmesi şartları olarak;

Memurun vefatında yetim erkek çocuklara 18 yaşını dolduracakları tarihe kadar herhangi bir şart aranmaksızın yetim aylığı bağlanmaktadır.

Ortaöğrenim gören yetim erkek çocuklara bu öğrenimleri süresinde 20 yaşını dolduracakları tarihe kadar yetim aylığı bağlanmaktadır.

Şayet yetim erkek çocuklar yükseköğrenim yapmakta ise 25 yaşını dolduracakları tarihe kadar yetim aylığı bağlanmaktadır. 25 yaşından önce bitirilirse bitirme tarihinde kesilir.

Madde 99 hükmünde ise göre Sosyal Güvenlik Kurumundan aylık alanlardan memurluğa başlamaları halinde aylıklarının kesilmesi gerektiği belirtilmiştir, bu maddede;

“Emekli, adi malullük, vazife malullüğü, dul veya yetim aylığı, son hizmet zammı alanlardan; hiçbir şarta bağlı olmaksızın emeklilik hakkı tanınan vazifelere tayin edilenlerin, aylıklarının tamamı, bu vazifelere tayinleri tarihini takibeden ay başından itibaren kesilir.” şeklinde hüküm bulunur.

Bu hükümler bağlamında değerlendirmemiz:

Memurluk görevine başlamadan önce yükseköğrenim öğrencisi olduğunuz dönem içerisinde 25 yaşınızın dolum tarihine kadar erkek çocuk olarak yetim aylığınız ödenir.

– Yetim aylığınızın memurluk görevine başladığı andan itibaren yükseköğrenim görseniz dahi Madde 99 hükmü uygulanmak suretiyle kesilir. 25 yaş şartı bu hüküm karşısında hükümsüz hale gelir.

– Memurluk sırasında yükseköğrenim görmenizin yetim aylığınızın ödenmesi işleminin yapılmasını gerektirmez.

– Bu konuda müracaat yapılsa dahi geçmişe yönelik olarak bir tutar alamayacağınızı değerlendirmekteyiz.

4 gümrük muhafaza memuru rüşvet iddiasıyla gözaltında

4 gümrük muhafaza memuru rüşvet iddiasıyla gözaltında

Osmaniye’de akaryakıt istasyonu sahiplerinden, denetlemeden geçmelerini sağlama amacıyla rüşvet aldığı ileri sürülen 4 gümrük muhafaza memuru gözaltına alındı.

Edinilen bilgiye göre, İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, akaryakıt istasyonlarını denetleyen bazı denetçilerin, iş yeri sahiplerinden rüşvet aldığı bilgisine ulaştı.

Ekipler, Osmaniye-Bahçe karayolundaki bir istasyona gelen görevlilerin, eksik evrak tespit etmelerine rağmen işlem yapmamak için rüşvet istedikleri bilgisi üzerine harekete geçti.

Düzenlenen operasyonda, İskenderun Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü personeli E.C.S. (28), S.E. (30), M.A. (31) ve M.A. (33), iş yeri sahibinden daha önce seri numaraları belirlenmiş 10 bin lirayı alırken suçüstü yakalandı.

Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.